Erdoğan net konuştu: "Dünyayı başlarına yıkarız!"

Erdoğan net konuştu:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni Anayasa için hep birlikte" başlıklı toplantıda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Paralel devlete nasıl dünyayı dar ettiysek özerklik yönetimi altında devlet içinde devlet kurmaya çalışanların da dünyayı başlarına yıkarız' sözleri üzerine tüm salon ayağa kalktı. 

Erdoğan'ın konuşmasında satır başları ise şöyle:

Bu tür toplantılarla çalıştaylar tüm kesimleri içine alan Yeni Anayasa süreci hızla olgunlaşacaktır.

Yerli olan her meselede Cumhurbaşkanı olarak bende varım.

Bugüne kadar var olan tüm anayasalar ithaldir. İthal ürünlerle yönetildik. Şimdi biz yerliye dönmeliyiz. Biz yeni anayasa dedikçe birileri bundan ciddi anlamda rahatsız oluyor. Yani mevcut anayasadan memnunlar.

Yeni anayasa dedikçe birileri bundan rahatsız oluyorlar. Mevcut anayasa hala 1960 ve 1980 darbelerinin ruhunu taşıyan millete karşı güvensizliğin bir metnidir. Tatbiki mümkün olmayanın islahı da mümkün olmaz. 

"Barika-i hakikat müsademe-i efkardan çıkar. Yani;

Hakikatin ışığı, gerçeğin ışığı farklı fikirlerin çarpışmasıyla ortaya çıkar."

Çoğulcu bir anlayışla anayasanın ortaya çıkmasını istiyoruz.

Bizdeki anayasa metinleri dayatmadır, darbe direktifleri olarak hazırlanmıştır.

"2011'DEKİ YÖNTEMİN SONUÇ VERMEDİĞİNİ GÖRDÜK"

Bu bakımdan yeni anayasanın yapımındaki usulü çok iyi belirlemeliyiz. 2011'deki yöntemin sonuç vermediğini gördük. 60 maddelik çalışma çok önemli bir ispattır. Şimdi STK'lar aracılığıyla milletimizin tüm kesimlerini içine alacak bir anayasa yazım süreci yürütmeliyiz. Seçkinci değil, kapsayıcı bir anayasa metnini ancak böyle ortaya çıkarabiliriz. Türk tipi başkanlık diyorduk, Türkiye modeli anayasa hazırlama başarısını da ortaya koymalıyız.

"BAŞKANLIK TAYYİP ERDOĞAN'IN KİŞİSEL MESELESİ DEĞİLDİR"

Yasama organı olan Meclis'in asli alanına yoğunlaşmasını sağlamalıyız. Bu hususta çok fazla sıkıntı yaşayacağımızı sanmıyorum. Hukukun üstünlüğü konusunda kimsenin itirazı olmaz. Yargı organları ile yasama ve yürütme arasında eskiden beri süren sıkıntıların temelinde güçlerin çatışmasını esas alan anlayış var. Yeni Türkiye'nin inşası sürecinde yeni anayasaya ve başkanlık sistemine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Başkanlık sistemi Tayyip Erdoğan'ın kişisel meselesi değildir. Bu sistemi başbakanlığımda da, belediye başkanlığımda da konuştum. Biz dersimizi iyi çalışıyoruz, yeni başlamadık. Benim bu konuyu gündeme getirmem böyle bir yönetim sistemine sahip olunması gerektiğine inanmamdan kaynaklanıyor. 

Konuyu şahsıma indirme basitliğine indirenler büyük bir vebalin altına giriyor. Merhum Özal, Demirel... Onlar da başkanlık sistemi hakkında olumlu görüş vermişlerdir. Milletin kendi tercihi olarak yeni anayasa ve başkanlık sistemini tartışabilmektedir. Sadece bu bile ülkemiz açısından bir kazançtır. Halkımızın yeni anayasa ve başkanlık sistemi ile daha da bilgilendirilmesi önem arz etmektedir. STK'lar şu anda bu adımı atmış durumda. Üniversitelerimizin başta hukuk fakülteleri olmak üzere tartışılır noktaya geldi. 

"KARARI MİLLET VERMELİDİR"

Yeni anayasanın başkanlık sistemi anlayışıyla hazırlanması en doğrusudur. Benim teklifim kararın millete bırakılmasıdır. Parlamento bu kararı vermelidir. Ama nihai kararı vekiller değil, asil olan millet vermelidir. 

Bizdeki mevcut sistem dalgalanmalara, krizlere çok açık. Bunun bedelini millet olarak ödüyoruz. 1994 ve 2001 krizleri, dünyada sorun yaşanmayan ama bizim ülkemizde ortaya çıkan krizlerdir. Buna rağmen 2008 yılındaki dünyayı sarsan kriz istikrarlı Türkiye'ye teğet geçmiştir.

PARALELE DÜNYAYI DAR ETTİK ÖZERKLİK İSTEYENLERE DE EDERİZ

Adı ve söylemi ne olursa olsun hiçbir devlet paralel devlet, paralel yapıya izin vermeyiz, vermeyeceğiz. Sözde cemaat adı altında devlet içinde paralel yapı oluşturmak isteyenlere dünyayı dar ediyorsak, özerklik yönetimi altında devlet içinde devlet kurmaya çalışanların da dünyayı başlarına yıkarız bunu böyle bilmeleri lazım. Biz tek millet, tek vatan, tek vatan, tek bayrak derken meseleyi parçalanma edebiyatıyla ele alanlar art niyetlidir, bölücünün başta gidenidir. Biz birlikte rahmet ayrılıkta azap vardır diyen bir peygamberin ümmetiyiz.

Biz sadece ülkemizi daha büyütmenin, milletimizi daha güçlendirmemizin çabası içerisindeyiz. Bu şekilde hareket ettiğimizin şahidi milletimiz yani sizlersiniz. Bu topraklarda milli ve yerli olan kim varsa hepsinin başımızın üzerinde yeri vardır. Milletin karşısında kim varsa onunla mücadele etmek de bizim namus meselemizdir. Bu millet sahipsiz değil, bu devlet köksüz değil. Bu millet balık hafızalı değil. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arif Nihat Asya'nın "Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor" şiirinden bir kısmı okudu:

Şehitler tepesi boş değil, 
Biri var bekliyor. 
Ve bir göğüs, nefes almak için; 
Rüzgar bekliyor. 
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye; 
Yattığı toprak belli, 
Tuttuğu bayrak belli, 
Kim demiş meçhul asker diye? 

Allah'ın izniyle ülkemizin 2023, 2053 ve 2071 vizyonumuzu hayata geçireceğiz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.