Ayrılığın ilk haftasında kadınlar

Ayrılığın ilk haftasında kadınlar

Bazen bir ilişki ansızın bitebiliyor ve durumu idrak edebilmek, "neden böyle oldu?" sorusunun cevabını bulmak kadınların birkaç haftasını alıyor. Bu yazımızda size ilk haftaların acısını en kolay yoldan hafifletmenin formülünü açıklıyoruz.

Ayrılığın en zor günü kuşkusuz ilk sabaha onsuz uyanmaktır. Herşeyin kötü bir kabus gibi geldiği o sabah, insana ne yemek yiyecek güç ne de konuşacak derman bırakmıştır. Elin en çok telefona gittiği, eski konuşmaların, mesajlaşmaların tekrar tekrar okunduğu, fotoğraf arşivinin defalarca tarandığı güne merhaba. 

Kadınların ayrılık acısına ilk reaksiyonu yemek yemekle ilgilidir. Eğer morali her bozulduğunda kendisini buzdolabının önünden alamayan biriyseniz ilk yapmanız gereken bu durumun sizi ilerleyen günlerde pişman edicek kilolarla baş başa bırakmasına engel olmak. Sanki yaşattığı pişmanlıklar yetmiyormuş gibi… Fakat canı her sıkıldığında iştahı kesilen biriyseniz, ilk güne mutlaka yemek yiyerek başlayın. Her ne kadar şiddetli acı sonrasında iştah kesilip neredeyse iki hafta yemek yenilmese bile beynin salgıladığı hormonların vücudun iflasına engel olduğunu bilseniz de yeni hayatınıza kolayca alışabilmeniz için yapılacaklar listesinin başına ‘Yemek ye’ yazmayı unutmayın.

Bütün kız arkadaşlarınızı toplayıp ortalarında veryansın etmek isteseniz de bunun iyi bir fikir olmadığını, hatta konuşacağınız her kişinin verdiği fikirle zaten karmakarışık olmuş kafanızın iyice bulanacağını belirtmek isteriz. Kadınlar, onlara acı hissettiren durumları sevdiklerinin desteğiyle atlatmayı ve onlara tüm eksikliklerini, emeklerini, çektikleri onca problemi baştan sona anlatmak isteseler de bu ilk hafta için oldukça tehlikeli bir durumdur. Birinin size sunacağı ‘ Böyle diyorsa aranızda  başka birinin de olma ihtimali var’ yorumu gibi hiç olmamış birşeyi bu hassas döneminizde kafanıza yerleştirebilir. Unutmayın ki herkes kendi hayatlarında savaş verdikleri duruma göre size önerilerde bulunacaktır. O yüzden bu, sizin sevgilinizle olan ilişkinizdi ve bu ilişkiyi sizden başka kimse bilemez. Yorumları dinleseniz bile etkilenmeme konusunda kendinize söz vermelisiniz.

Kahvenizi içip hala ayılmaya çalışıyorken, içinizde kalmış o birkaç cümleyi söylemezsem olmaz diyerek elinize aldığınız telefonunuza hırsla sarılmadan önce yine birkaç kez uzun nefesler alıp vermenizi tavsiye ediyoruz. Bazen ilişkiyi yaşama stilinize göre ayrılık yaşanıyor gibi gelse de bu sadece bir iniş çıkış dönemidir ve söyleyeceklerinize aldığınız cevaptan sonra pişman olabilirsiniz. Kesin bir ayrılık söz konusu olduğunda ise yaşanılan onca güzel anıyı yok saymanın size yine pişmanlık olarak geri döneceğini düşünüyoruz.

İlk 4 gün en azından ‘Neden böyle oldu?’ sorusuna cevap aramamanızın depresyona girmemenizi sağlayacak en büyük etken olduğunu bilmelisiniz. Onsuz hayatınızın ilk günlerinde olabildiğince ipleri elden bırakmamanız şart. Ruhunuzda açılmış ayrılık gibi yaraları çok kısa sürede kapatmak mümkün değil ama sakinleştikten sonra birşeyleri düşünmeye çalışırsanız yeni hayatınız için daha uygun bir yol haritası çizebilirsin.

Bu arada sosyal ağlarınızdan sildiniz ama sahte hesaplar açıp hala ‘Ne yapıyor acaba? Birşey paylaştı mı?' diye kovalamıyorsunuz değil mi? Bu yıpratıcı süreçte kendinize yapacağınız en büyük haksızlık ancak bu olabilir. Çünkü sizin bu dönemde aslında ne kadar değerli bir kadın olduğunuzu hatırlamanız, emeklerinizin karşılığında erkek arkadaşınızın isteği olan ayrılığın asla sizin suçunuz olmadığını bilmeniz gerekli. Kimse sizin kadar değerli değil. Başka biri için veya nedeni her ne ise siz elinizden gelen herşeyi bu ilişki de ona altın tepside sundunuz. Sonuç ne olursa olsun bu sizin değerinizden hiç birşey kaybettirmedi. O yüzden bu araştırmalar sizin birşeyleri öğrenmeniz yerine sadece küçük bir dedektifçilik kaçamağı olur.

Bol bol dışarıya çıkıp, doğa yürüyüşleri yaptığınız bu ilk haftada yeni hayatınızı düşünmenizi tavsiye ediyoruz. Görüşemediğiniz arkadaşlarınızla iletişime geçip yeni açıldığını duyduğunuz ama gitmeye fırsat bulamadığınız o mekanda bir buluşma ayarlayabilirsiniz, mesela o her zaman gitmek istediğiniz ama erkek arkadaşınızı da gelsin diye bir türlü ikna edemediğiniz ya da sırf onunla daha çok vakit geçirebilmek için gitmeyi ertelediğiniz o kursa başlamak için kollarınızı sıvayabilirsiniz. Yani hayata dönün ve ondan önce ayakları üzerinde duran, herkes tarafından sevilen, gülüşüyle herkesin sempatisini kazanan bir kadın olduğunuzu hatırlayın. 

Eğer acınız bunları yapamayacak kadar büyükse ve içinizde hiçbirini yapmak, hatırlamak gelmiyorsa bunun için bir önerimiz var. İki adet kağıt ve bir adet kalem alıp evinizin en sevdiğiniz köşesine geçebilirsiniz. İlk kağıtta meşhur artılar eksiler tablosu ile beyninizin erkek arkadaşınızı doğru veya yanlış kişi olarak tanımlamasını sağlayacaksınız. İkiye ayırdığınız kağıdın bir tarafına ilişkinizin tüm artılarını diğer tarafına ise tüm eksilerini yazdıktan sonra gerçekle yüzleşin. Bu sizin ilişkinizdi,orada gördükleriniz ise yaşadıklarınız ve onların size hissettirdikleri oldu. Aşk gibi duygularda mantığı devreye sokabilmenin en kolay yolu fiziksel anlamda göze bunu gösterebilmek.

İkinci kağıdı ne mi yapıyorsunuz? İçinizde kalan tüm duyguları, başından sonuna dek nerede ne hissettiğinizi yazıyorsunuz. En gerçekçi duygularınızı döktüğünüz bu mektup sadece kendiniz için attığınız bir adım. Beklenmeyen ayrılıklarda çiftler arasındaki pozitif enerji akımı aniden kesilir ve ayrılan taraf bitmesini istediği anda tüm negatifliği karşı tarafa bırakmış olur. Kısacası paylaşımın yarıda kesilmesi ve sizin ondan almanız gereken enerji ayrıldıktan sonra alamadığınız için acınız büyüyebilir. Garip ama kimseye negatiflik yüklemeden o enerjiyi geri almanın yolu bu içinizi döktüğünüz mektubu yazmaktan geçiyor. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.