650 yıldır çivisiz ayakta duruyor

650 yıldır çivisiz ayakta duruyor

Kastamonu'nun Daday ilçesinde çivi kullanılmadan 1366'da yapılan Mahmut Bey Camisi, aradan geçen 650 yılda ayakta kalmayı başardı.

Kastamonu'nun Daday ilçesine bağlı Kasaba köyünde, 1366'da çivi kullanılmadan  yapılan ve ahşap işlemeleriyle ilgi çeken Mahmut Bey Camisi, aradan geçen 650  yıla rağmen hala ibadete açık tutuluyor.  Yangın riskine karşı elektrik tesisatı  döşenmeyen cami, 2014'ten bu yana da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer  alıyor.  İlçenin Kasaba köyünde, 1366 yılında Candaroğlu beylerinden Adil  Bey'in oğlu Emir Mahmut Bey tarafından yaptırılan Mahmut Bey Camisi, dıştan taş  bir yapı görünüme sahip olmasına karşın iç süslemeleri ve çivisiz yapılması  dolayısıyla görenleri hayran bırakıyor.

Bindirme tekniğiyle çivi kullanılmadan yapıldığı için "çivisiz cami",  restorasyon dönemleri dışında ibadet ve ziyarete açık tutuluyor. Aradan geçen 650  yıla rağmen ayakta kalan Mahmut Bey Camisi'ne yangın riski nedeniyle bugüne kadar  elektrik tesisatı yapılmadı. Mahmut Bey Camisi, 2014'te de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne  girdi.

 CAMİ İÇİNE HİÇ DOKUNULMADI

Mahmut Bey Camisi İmam Hatibi Hüseyin Al, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, 14 yıldır camide görev yaptığını bildirdi.   Caminin dışının taş olduğunu ancak içinin çivi kullanılmadan bindirme  tekniğiyle ahşaptan yapıldığını anlatan Al, "Caminin yapımının ardından bu tarihe  kadar yangın tehlikesine karşı elektrik sistemi çekilmedi. Özellikle caminin  içine bugüne kadar hiç dokunulmadı. Restorasyon çalışmaları bahçesinde, dış  yapısında ve minaresinde gerçekleştirildi." dedi. Cami içinin geçme ahşaplarla yapıldığını, hiç çivi kullanılmadığına  dikkati çeken Al, caminin iç kısmındaki bitki desenleri ile geometrik motiflerin  bozulmadan günümüze kadar geldiğini vurguladı. Camide 1850'de küçük bir restorasyon yapıldığını belirten Al, "Ama o  da ahşap kısımlarında değil, dış kısmında yapıldı. Ahşap minaresi 1943 yılında  depremde yıkıldı, yerine taştan bir minare yapıldı. 2007 yılında ise minarenin  aslı ahşap olduğu için bu da yıkılarak yine ahşap bir minare yapıldı." diye  konuştu.  Al, camiye görmeye yerli ve yabancı çok sayıda ziyaretçi geldiğini  vurgulayarak bu nedenle caminin bahçesine sonradan bir misafirhane eklendiğini  aktardı.

BU ŞAHESERİ GÖRMEK İÇİN İNSANLAR GELİYOR

  Turist Rehber Birliği (TUREB) üyesi rehber Asil Tuncer ise Mahmut Bey  Camisi'nin büyük bir sanat eseri olduğunu, ikinci bir örneğinin kolay kolay  bulunamayacağını dile getirdi.  Caminin hiç çivi kullanılmadan yapılması ve 650 yıldır ayakta  kalmasının ilgi çektiğine işaret eden Tuncer, şunları kaydetti:  "Caminin tek değişeni, 1943 yılında deprem sonucu yıkılan minaresidir.  Onun dışında içi restorasyon geçirmedi. Bu büyük bir olaydır. O tarihten bu yana  çatı kısmı çivisiz olarak ayakta. Caminin özellikle içindeki  ahşap olan  direkler, çatı ve süslemeleri, Anadolu'da çok nadir görünen birkaç sanat  eserinden birini oluşturuyor. Bu şaheseri görmek için Türkiye genelinden insanlar  geliyor. Şimdi de İzmir'den bir turist grubu geldi, onları gezdiriyoruz.  Turistlerin ciddi manada ilgisini çekiyor."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.