Türkiye’ye gelince Müslüman oldu

 Türkiye’ye gelince Müslüman oldu

‘Nihat Hatipoğlu ile Sahur Özel’ programına Hristiyan olarak doğup büyüyen ancak Türkiye’ye gelince Müslüman olan Moldovyalı kadının hikayesi damga vurdu. Hatipoğlu, genç kadına İslamiyet’le ilgili kafasına takılan her soruyu yanıtlama sözü verdi

Ramazan ayı boyunca Sultanahmet Meydanı'ndan canlı yayınla atv'de ekrana gelen Nihat Hatipoğlu ile Sahur Özel' programına, önceki gün Moldovya uyruklu Hatice isimli bir izleyicinin samimi açıklamaları damga vurdu. Sultanahmet Meydanı'nda izleyenlerin sorularını cevaplayan Nihat Hatipoğlu'na, genç kadının gözyaşlarıyla sorduğu sorular ve hayat hikâyesine Nihat Hatipoğlu da kayıtsız kalmadı.
 
'İSLAM'I YAYMAK İSTİYORUM'
Hatice, mikrofonu eline aldığında, gözyaşlarıyla beraber kimsenin bir türlü yanıt veremediği sorularını yöneltmek istediğini belirterek şunları söyledi: "Yıllarca bugünü bekledim, size sorularım var. Şükürler olsun bunları sormak nasip oldu. Ben Hristiyan olarak doğdum ve Hristiyanlığın Adventist mezhebine bağlı olarak büyüdüm. Gençliğimde misyonerlik yaptım, birçok insana İncil'i öğrettim. Kimseden maddi bir karşılık almadım. Tek çabam insanları doğruya ulaştırmak, yönlendirmekti. Her zaman sadece İncil'e ve onun emirlerine inandım. Ama şimdi çok değiştim. Türkiye'ye, Diyarbakır'a geldiğimde eşimle tanıştım, onu sevdim, evlendim. Sonra Müslümanlığı ve İslam dinini gördüm ve Müslüman oldum fakat kafam çok karıştı. İslam'ı çok seviyorum. Annem de beni ziyarete geldiğinde benden ve İslamiyet'ten çok etkilendi. O da benim gibi din değiştirdi ve Müslüman oldu. Fakat ikimizin de birtakım soruları var. Ben ne kendi sorularımı yanıtlayabiliyorum, ne de onun sorularını. Birçok yere gittim ama beni kimse tam olarak aydınlatamadı. Doğup büyüdüğüm ülkemdeki arkadaşlarım İslamiyet'i seçtiğim için bana çok tepki gösteriyorlar ama ben doğru yolda olduğumu biliyorum. Onlara anlatamıyorum çünkü benim de kafamda oturmayan şeyler, yanıt bulmayan sorular var. Siz beni aydınlatın ki; ben de onları anlatayım. Arkadaşlarıma, sevdiklerime İslamiyet'i öğretip yaymak istiyorum. Orada İslam çok az biliniyor, birçok insan Müslümanlığı bilmeden, Peygamber Efendimizi tanımadan ölüyor. Misyonerlik yaptığım zamanlarda kimseden para almazdım, aç-susuz kalırdım. Herkesin kapısını çalar, onlara öğretmeye çalışırdım ama insanlar beni istemezlerdi, kapılarından şiddet uygulayarak gönderirlerdi. Doğru sözü çok sonra buldum: 'Allah'ın kelamına gelin.' Çok üzüldüm, çok hırpalandım ama şimdi doğruyu buldum ve sizden yardım istiyorum."
 
'ALLAH SENİ SEVDİĞİ İÇİN BU NOKTAYA GETİRDİ'
Hatice'nin hayat hikayesini pür dikkat dinleyen Nihat Hatipoğlu ona şunları söyledi: "Allah, seni sevdiği için bu noktaya getirdi. Seni ve buna vesile olan eşini tebrik ediyorum. Kur'an-ı Kerim, bütün insanlığa atfedilen bir kitaptır. Hz. Muhammed, bütün insanlığın önderidir. Peygamber Efendimiz daha bir din yokken, 'Mazlumun dili, dini sorgulanmaz' demiştir. Sen doğru yoldasın. Hiçbir peygamberi birbirinden ayırmayacaksın. Bizler bütün peygamberlerin aşığıyızdır. İslam dini peygamberleri ayırmıyor, sadece Hz. Muhammed için son peygamber diyor. Hz. İsa içinse, Allah'ın oğlu değil, etiyle kemiğiyle Allah'ın kulu ve Resulüdür diyor. Merak etme, Cenabı Hak seni bugünkü halinle sorgulayacaktır, eski günahlarından mesul etmeyecektir." Hatipoğlu ardından Hatice'ye telefon numarasını verdi. Onunla görüşeceğini, içini rahatlatmak için tüm sorularını cevaplayacağını söyledi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.