Cilt sağlığı için bırakılması gereken 8 alışkanlık

Cilt sağlığı için bırakılması gereken 8 alışkanlık

Bazen hiç farkında olmadan yaptığımız davranışlar cildimize zarar verebiliyor.

Sigara içmek ve makyajı temizlemeden yatmanın dışında cilt sağlığınıza olumsuz etki eden alışkanlıklarınızla yüzleşmeye hazır mısınız? Hatalı beslenme alışkanlıklarından dolayı nasıl kilo alıyorsak hatalı bakım alışkanlıkları da cilt sağlığını ve güzelliğini bozuyor. Dermatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Özlem Akın, bu alışkanlıklardan bazılarının cilt problemlerine dönüşebildiğini anlattı ve cilt sağlığımız için bırakmamız gereken alışkanlıkları sıraladı.

1. BÜYÜTEÇLİ AYNALARA BAKMAK

Büyüteçli aynalarda cildinizi en derinine kadar görebilir ve ciltle gereksiz oynamalara başlayabilirsiniz. Bu tür kötü alışkanlıklar zaman zaman takıntı düzeyine varabiliyor. Daha sonra bu gereksiz uğraşların neden olduğu yaraların tedavisi gerekebiliyor.

2. AŞIRI PEELİNG YAPMAK

Aşırı peeling yapmak kesinlikle sakıncalı. Tahrişe ve pigmentasyona eğilimli kişilerde tahriş veya pigmentasyon gelişimini kolaylaştırabilir. Deride sekonder bakteriyel enfeksiyona ve uçuk tekrarlamasına neden olabiliyor. Peeling uzmanına ve çok sık olmayan periyotlarla yaptırılmalı. Eğer evde peeling yapılacaksa peeling uygulanacak bölgede açık yara ya da sivilce var ise bu bölgelere peeling yapılmamalı. Dikkat edilmezse yaralar enfeksiyon kapabilir ve sivilceler daha da çoğalabilir. Bir başka nokta da göz ve dudak bölgesine kesinlikle peeling yapılmaması gerektiği. Aşırı peeling uygulamak cildin kendini koruması konusunda tembelleştireceği için ciltte problemlere neden olabilir. Bu sebeple peeling uygulaması haftada en fazla iki kez denenmeli. Bunun yanında kuru ciltlere, peelingin vücutta kurumaya yol açması sebebiyle daha hassas davranılmalı, her peeling sonrası mutlaka nemlendirici bir takviye uygulanmalı.

3. ELLERİ YÜZE GÖTÜRMEK

Eller çevreyle en sık temas eden vücut yüzeyi olduğundan alerjen veya irritan maddelerin yüze taşınmasını sağlayıp yüzde egzamayı geliştirmesine neden olabilir. Yine çevreden elleriyle taşıyabilecekleri mikroorganizmaların yüz derisinde enfeksiyona neden olmasına zemin hazırlayabilir.  

4. CİLT TİPİNE UYGUN OLMAYAN TONİK KULLANMAK

Tonikler cilt temizliğinde kullanılan özel losyonlar. İçlerinde arındırıcı ve rahatlatıcı özellikler taşıyan maddeler bulunuyor. Bunun yanında antiseptik özelliğe de sahipler. Tonikler gün boyu kirlenen ve yağlanan cildi temizlemek, arındırmak ve canlandırmak için kullanılıyor. Aynı zamanda ciltteki gözenekleri sıkılaştırıyor, ölü hücrelerden kurtulmayı ve cildi sıkılaştırmayı sağlıyorlar. Oldukça fazla çeşidi olan tonikler hem erkeklerin hem de kadınların cilt temizliğinde mutlaka kullanması gereken ürünler arasında yer alıyor.

Tonikler genelde ikiye ayrılıyor: Alkollü ve alkolsüz tonikler. Hangi tür toniğin kullanılacağına cilt tipine göre karar veriliyor. Kuru ciltlerde gözenekler kapalı ve yağ salgılama oranı az oluyor. Bu yüzden alkolsüz tonik kullanmak gerekiyor. Yağlı tip ciltlerde gözenekler açık ve yağ salgılanması çok fazla oluyor. Bu yüzden alkollü tonikler kullanılabiliyor. Yağlı ciltlerde akne sorunu daha yaygın, dolayısıyla jel formda bir temizleyici ile temizlendikten sonra toniklenmeli. Karma tip ciltlerde ise genelde burun çevresi ve alın bölgesi yağlı oluyor. Yanak bölgeleri ise yağlı değil. Bu yüzden alkol oranı düşük bir tonik kullanılmalı.

5. SİVİLCE SIKMAK

Sürekli olarak bilinçsizce sıkılan sivilceler veya siyah noktalar kötü görünümlere ve kalıcı lekelere neden olabiliyor. Bu nedenle sivilce veya siyah noktaların sıkılması son derece zararlı ve uzak durulması gereken kötü bir alışkanlık. Bunun yerine başka yöntemler denenmeli. Örnek olarak cilt bakım maskeleri ve bir hekim tarafından önerilen kremler denenebilir. Özellikle evinizde basit yöntemler sayesinde hazırlayıp uygulayabileceğiniz sivilce maskeleri büyük faydalar sağlıyor. Sivilceleri sıkmak ve kalıcı izlerin oluşumuna neden olmak yerine doğal yöntemleri kullanarak sivilce oluşumunu önleyebilir, istenmeyen sivilcelerden kurtulabilirsiniz.

6. SABUNLA YÜZÜ YIKAMAK

Yüzü sabunla yıkamak kullandığınız sabunun içeriğine göre zararlı olabiliyor. Örneğin nemlendirici içermeyen, pH değeri cilde uygun olmayan, yüksek miktarda esans ve kimyasal madde içeren sabunla düzenli olarak yüzünüzü yıkarsanız zamanla cildiniz tahriş olabilir, cildiniz kuruyabilir ve kırışıklıklar artabilir. Özellikle kokulu sabunlar hassas ciltlerde kızarıklığa ve alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Yüzünüzü yıkarken kullandığınız sabunun pH değerinin 5.0-5.6 arası olmasına, kokusuz olmasına ve nemlendirici içermesine dikkat etmeniz gerekiyor. Aldığınız sabuna dikkat etmenize rağmen yüzünüzü yıkadıktan sonra cildiniz aşırı yağlanıyorsa, tahriş oluyorsa veya çok kuruyorsa sabun kullanmak yerine cilt tipinize uygun bir “yüz temizleyici” tonik kullanabilirsiniz.

7. ALERJEN MADDE İÇEREN ÜRÜNLER KULLANMAK

Kendinize en uygun olan kozmetik ürünü belirleyene kadar çok sayıda ürün markası değiştirebilirsiniz. Alerjik temas veya egzama eğilimi olan kişilerde alerjen madde içeren kozmetik ürün kullanımı zamanla duyarlanmaya neden olup egzama gelişimine neden olabiliyor. Yine irritasyon (tahriş) eşiği düşük olan kişilerde bazı kozmetik ürünler egzama gelişimine neden olabiliyor. Bu eğilime sahip kişilerin bu tarz irritan veya alerjik madde içermeyen ürünleri kullanması öneriliyor.

8. STRESE BAĞLI TIRNAK YEMEK 

Gelen hastaların çoğu maalesef tırnak yeme, saç koparma, sivilce sıkma, aşırı el yıkama gibi alışkanlıklara sahip oluyor. Bu tür alışkanlıklar strese bağlı olarak gelişiyor. Stres, sıkıntı, heyecan anında ya da boş kalınca bu tür faaliyetler ortaya çıkabiliyor. Bunu herhangi birinden öğreniyor diye yorumlamak pek doğru olmaz ancak karşımızda özellikle anne ve babada bu tür alışkanlıklar var ise çocuklar görüp etkilenebiliyor. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.