Derin Ven Trombozu nedir? Derin Ven Trombozu nasıl anlaşılır?

Derin Ven Trombozu nedir? Derin Ven Trombozu nasıl anlaşılır?

Doç. Dr. Mert Dumantepe, sıkça sorulan "Derin Ven Trombozu nedir?", "Derin Ven Trombozunun belirtileri nelerdir?" sorularının cevabını bu yazısında verdi.
Derin Ven Trombozu Nedir? sorusu sıkça sorulmaktadır. Tromboz teriminin kökeni Antik çağa dayanır. Eski Yunancada “tıkaç” demektir. Dolayısıyla tromboz, bir kan damarının kan pıhtısı nedeniyle tıkanması anlamına gelir. Trombozun en sık meydana geldiği yerler bacak ve kalça bölgesindeki derin toplardamarlardır. Ancak nadirende olsa kol ve boyun toplardamarlarında da görülebilir.  Derin ven trombozu (DVT) derin yerleşimli toplardamarlarda pıhtılaşma ile damarların tıkaması anlamına gelir. Toplumda görülme sıklığı her 1000 kişide1-3 arasında değişmektedir.
 
Pıhtı çoğunlukla diz altında baldır kaslarındaki toplardamardan başlar ve genellikle yukarıya, uyluk ve kasık toplardamarlarına ve hatta göbek seviyesindeki ana toplardamara yani Vena Cava İnferiora ulaşabilir. Tıkanmanın seviyesi ne kadar yukarıysa hastalıgın şiddeti ve sonrasında gelişecek komplikasyonlar o kadar fazla olur.
 
Derin Ven Trombozu Neden Olur? 
Normalde sağlıklı bir bireyde damar içindeki kan kendiliğinden pıhtılaşmaz. Pıhtı oluşabilmesi için temelde 3 ana neden gereklidir. Bu nedenler 1856 yılında Dr. Rudolf Wirchow tarafından bir triad olarak tanımlanmıştır.
 
Dr. Virchow ‘a göre Derin ven trombozu gelişmesi için;
  1. Toplardamarlardaki kan akımın yavaşlaması
  2. Toplardamar iç duvarı (endotel) hasarının oluşması
  3. Kanın pıhtılaşmaya eğiliminin artması (hiperkoagülabilite) nedenlerinin birinin mutlaka olması gereklidir.
 


 Toplardamar kan akımının yavaşlaması (venöz staz)
    *Genel anestezi gerektiren uzamış ameliyatlar ( Özellikle kalça çıkığı gibi ortopedik ameliyatlar)
   * Uzamış hareketsizlik ve uzun süre yatakta kalmak (Uzamış yoğun bakım yatışı, hastanede yatış, felç nedeniyle yatağa bağlı kalmak vb.)
   * Uzun süren uçak veya araç (araba, otobüs, tren) ile seyahatler
   * Varis hastalığında genişleyen toplardamarlar içindeki türbülan akım nedeniyle kanın göllenmesi.
 
 Toplardamar İç Duvarı (Endotel) Hasarının Oluşması
 
*Toplardamarda hasar oluşumu, damar içi enjeksiyon sonucunda meydana gelebilir. Bu durum hastanede (damara intravenöz kateter takılan) bir serum tedavisi uygulanmasından sonra oluşabilir. Eroin gibi damara enjekte edilen  yasaklı maddeleri kullananlar da toplardamar hasarı görülebilir ve derin ven trombozu gelişebilir.
 
*Bu duruma; toplardamara yapılan girişimler neden olabileceği gibi, toplardamarın iç yüzeyinde pıhtılaşmayı arttırdığına inanılan kateterler, implantlar, tıbbi cihazlar ve bazı bakterilerde derin ven trombozu oluşumuna katkıda bulunan nedenlerdendir.
   
 *Vaskülit denilen (Toplardamarda enflamasyon) gibi bazı hastalıklar ve bazı ilaçlar (örneğin, bazı kemoterapi ilaçları) toplardamar duvarına zarar verebilir ve Derin ven trombozu gelişmesi riskini arttırır.
  

Kanın pıhtılaşmaya eğiliminin artması (hiperkoagülabilite)
 
*Bazı nadir görülen kalıtımsal bozukluklar da kanın normalden daha kolay pıhtılaşmasına yol açabilir. Bu hastalıkların başlıcaları FV Leiden mutasyonu, AT III eksikliği, Protein-C eksikliği, Protein-S eksikliği, Antifosfolipid antikorları olan durumlardır. Genç yaşta derin ven trombozu, sık sık tekararlayan Derin ven trombozu ve akciğer embolisi, ailede Venöz tromboemboli öyküsü olması, anormal damarlarda pıhtı oluşumu, gebelikte derin ven trombozu ve tekrarlayan düşük gibi gebelik sorunları olan hastalarda pıhtılaşmaya eğilim yaratan bir hastalıktan şüphenenilmelidir.
*Östrojen ve Progesteron içeren doğum kontrol hapı ve hormon replasman tedavisi kanın  daha kolay pıhtılaşmasına yol açabilir.
*Kanser hastalarında pıhtı oluşumu riski artmıştır. Benzer şekilde kanser tedavisi sırasında, gerek kanserin kendisi, gereksede tedavide kullanılan kanser ilaçlarının etkisi ile kan pıhtılaşma riski artabilmektedir.  Bazen derin ven trombozu henüz kanser tanısı koyulmamış olan bir bireyde meydana gelir. Derin ven trombozu’nun sebebinin ne olduğunu araştırmak için yapılan tetkikler altta yatan nedenin kanser olduğunu ortaya çıkarabilir.
*Sigara, içeriğinde bulunan zararlı kimyasal maddeler yüzünden kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşmasına neden olmaktadır. Sigara içenlerde, kan pıhtılaşmasının riski, içmeyenlere oranla yüksektir.
*Hamilelik döneminde salgılanan hormonlarla ve  kan volumunun artması ile derin ven trombozu riski artar. Özellikler gebeliğin ilerleyen dönemlerinde kasık ve karın içerisinde bulunan ana toplardamarlara bebeğin ve büyüyen rahmin yaptığı basıya bağlı olarak toplardamarlar içerisinde pıhtılaşma riskini artar. Bu risk doğum sonrası ilk 1 ayda (postpartum dönem) devam eder. 1.000 hamile kadından yaklaşık 1 tanesi hamileyken veya doğum yaptıktan sonraki dönem içinde derin ven trombozu veya akciğer embolisi geçirir.
*Obesite, erkek cinsiyet, dehidratasyon (vücudun susuz kalması), yanık ve nefrotik sendrom derin ven trombozu riskini arttıran diğer faktörlerdir.
 
Derin Ven Trombozu Belirtileri Nelerdir?
 
Derin ven trombozu belirtileri oldukça değişkendir. Hastaların büyük kısmı aniden   ortaya çıkan şiddetli ağrı ve şişlikle doktora başvururlar.
 
*Ağrı, genellikle aniden ortaya çıkar. Çoğu zaman, baldır bölgesi (diz altı) civarındadır. Ağrı kesiciler ile şiddeti biraz hafiflese de, genellikle birkaç saat içerisinde yeniden ortaya çıkar ve kalıcı hale gelir.
 
*Şişlik, derin ven trombozunda oluşan pıhtının büyüklüğü ve yerleştiği yere bağlı olarak değişik şekillerde ortaya çıkar. Eğer, pıhtı seviyesi kasık bölgesine kadar ulaşmışsa genellikle tüm bacak; eğer pıhtı diz toplardamarı seviyesinde ise baldırda şişme olur.
*Çoğu zaman bacak şişmesine, renk ve sıcaklık değişiklikleri eklenir. Tıkanmış derin toplardamarda akamayan kan, yüzeyel toplardamarlara yönlendirilir, böylece tıkanmış damarın oldugu kızarabilir ve ısı artışı görülür.
 
*Ateş ve kırıklık: Ateş ve kırıklık halinin olması, derin ven trombozunun oldukça ciddi olduğunun bir göstergesidir. Kan pıhtılaşması ne kadar büyük bir toplardamar içerisinde yer alırsa hem kan pıhtısının miktar ve boyutu artacak hem de buna bağlı olarak ciddi anlamda ateş veya kırıklık ortaya çıkacaktır.
 
*Derin ven trombozu bazen hiçbir belirti göstermez ve ancak bacaktaki pıhtıdan kopan bir parçanın yol açtığı akciğer embolisi gibi ölümcül bir komplikasyon meydana geldiğinde teşhis edilir.  Akciğer embolisi gelişen hastada ise,
• Açıklanamayan nefes darlığı
• Derin nefes alırken göğüste ve sırtta şiddeli ağrı ağrı
• Öksürük ile beraber kan çıkması gibi semptomlar bulunur.
 
Derin Ven Trombozu Tanısı Nasıl Konulur
 
Tanı koymada hastanın hikayesi ve fizik muayene çok önemlidir. Öncelikle pıhtının oluşma zamanı sorgulanmalıdır. Çünkü derin ven trombozunun akut yada kronik olmasına göre tedavi şekli büyük oranda değişmektedir. Fizik muayenede; bacak rengi, bacakya yüzeysel toplardamarlarının varlığı ve yerleşim bölgeleri, ayak bileklerinde renk değişimi, ciltte sertleşme ve aya bileğinde  yara varlığı değerlendirilmedir.
 
Doppler Ultrasonografi:
Derin toplardamarlardaki pıhtının saptanmasında en sık başvurulan ve altın standart haline gelmiş tanı yöntemdir. Ses dalgalarını kullanarak, kan ve damar içindeki akımın resmini oluşturma prensibine dayanan bir yöntemdir. Renkli Doppler ultrasonografi ile Derin ven trombozu tanısı ağrısız, kolay, ucuz ve doğru bir şekilde konulabilir. Ancak karın içindeki damarlar, kalbe yakın ve göğüs boşluğundaki damarların renkli Doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesi zordur.
 
 
*D-dimer testi: Pıhtılaşma sırasında kan içine salınan maddenin ölçülmesi prensibine dayanır. Eğer test sonucunda çıkan değer yüksek ise derin toplardamarınızda pıhtı varlığı yüksek bir olasılıkla doğrulanmış olur. Ancak D-dimer in kanda yükselmesi her zaman derin ven trombozu tanısı için güvenilir bir anlam taşımaz. yakın zamanda geçirilen ameliyatlar, kaza veya travma, enfeksiyon durumu, kalp hastalıkları, kanser, karaciğer hastalıkları durumlarında, D-dimer yüksek bulunabilir.
 
 
*Venografi: Bu test, toplardamara enjekte edilen radyokontrast bir boya yardımıyla sağlanan görüntülerin incelenmesi temeline dayanır. Boya yardımı ile, toplardamar içerisinde kan akımının olup olmadığı saptanır. Akut derin ven trombozunun girişimsel yöntemle kateter yollu tedavisi sırasında venografi, hem işlem sırasında, hemde tedavi sonrasında damarın pıhtıdan temizlendiğinin gösterilmesinde çok önemli bir görüntüleme yöntemidir. Kronik derin ven trombozunda ise balon anjioplasti ve Venöz stent implantasyonu sırasında kullanılmaktadır.
 
Teşhis için diğer başvurulan tetkikler arasında; Manyetik Venografi (MRV), Bilgisayarlı Tomografi Venografi (BT) ve Intravasküler Ultrasound (IVUS) sayılabilir.
 
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.